Cumhuriyetin Sivas’a Açılan Kapısı: İstasyon Caddesi
Cumhuriyetin Sivas’a Açılan Kapısı: İstasyon Caddesi
Sivas’ın bugün en bilinen ve en işlek noktalarından biri olan İstasyon Caddesi, yalnızca bir ulaşım yolu değil; Cumhuriyet’in şehircilik anlayışını, modernleşme hamlelerini ve demiryolu vizyonunu yansıtan önemli bir tarihî miras olarak dikkat çekiyor. Cumhuriyet’in ilk yıllarında inşa edilen cadde, Sivas’ın çehresini değiştiren en büyük projelerden biri olarak kabul ediliyor.
Sivas’ın bugün en bilinen ve en işlek noktalarından biri olan İstasyon Caddesi, yalnızca bir ulaşım yolu değil; Cumhuriyet’in şehircilik anlayışını, modernleşme hamlelerini ve demiryolu vizyonunu yansıtan önemli bir tarihî miras olarak dikkat çekiyor. Cumhuriyet’in ilk yıllarında inşa edilen cadde, Sivas’ın çehresini değiştiren en büyük projelerden biri olarak kabul ediliyor.
1920’li yılların sonlarında Cumhuriyet yönetimi, Anadolu’nun kalkınması için demiryolu projelerine büyük önem veriyordu. Mustafa Kemal Atatürk’ün “Demiryolları bir ülkenin medeniyet yoludur” anlayışı doğrultusunda Anadolu’nun birçok şehrinde olduğu gibi Sivas’ta da önemli yatırımlar gerçekleştirildi.
Sivas’ın stratejik konumu nedeniyle şehre demiryolunun ulaşması büyük önem taşıyordu. Tren hattının Sivas’a gelmesiyle birlikte şehir merkezini yeni yapılacak gar binasına bağlayacak modern bir bulvar yapılması gündeme geldi. Böylece bugün “İstasyon Caddesi” olarak bilinen yolun hikâyesi başlamış oldu.
Fikir 1927’de Ortaya Çıktı
İstasyon Caddesi’nin yapım fikri, 1927 yılında dönemin Belediye Başkanı Sığırcıların Hayri Bey tarafından ortaya atıldı. Amaç, Vilayet Meydanı ile tren garını birbirine bağlayan geniş, düzenli ve modern bir cadde oluşturmaktı.

O dönemde Sivas’ın şehir yapısı daha dar sokaklar ve geleneksel mahalle düzeninden oluşuyordu. Bu nedenle planlanan cadde, şehir için oldukça büyük ve cesur bir proje olarak değerlendiriliyordu. Proje aynı zamanda Cumhuriyet döneminin modern şehircilik anlayışının da önemli örneklerinden biri olacaktı.
Yüzlerce Yapı Kamulaştırıldı
Caddeyi açabilmek için güzergâh üzerindeki çok sayıda ev, bahçe, dükkân ve yapı kamulaştırıldı. Tarihî kayıtlarda ve dönemin anlatımlarında yer alan bilgilere göre, cadde güzergâhında bulunan birçok aileye ait evler ve geniş bostanlar ya tamamen ya da kısmen yıkıldı. Şehrin tanınmış ailelerinden Hacı Ali Beylerin, Dabakzadelerin, Hacı Osman Efendilerin, Güvenalların, Reşit Beylerin, Uluocakların, Güzel İsmail’lerin ve Tokuş Ağalarının evleri ile bostanlarının büyük bölümü bu çalışmalar sırasında kamulaştırıldı. O dönem için oldukça zor ve maliyetli olan bu süreçte vatandaşlarla uzun görüşmeler yapıldığı belirtiliyor. İstasyon Caddesi’nin açılması sırasında istimlâk edilen yapılar arasında, dönemin önemli üretim merkezlerinden biri olan “Kuzu” isimli halı atölyesi de bulunuyordu. Günümüzde Büyük Otel civarında yer aldığı belirtilen iki katlı bu atölye, Sivas halılarının dokunduğu önemli mekânlardan biri olarak biliniyordu.
Şehirde yıllarca konuşulan çalışmalar sırasında geniş bir alan açıldı ve Sivas’ın ilk modern bulvarlarından biri oluşturuldu. Yolun iki tarafı dönemin şehircilik anlayışına uygun şekilde planlandı. Geniş kaldırımlar, düzenli ağaçlandırma çalışmaları ve modern yapılaşma ile cadde kısa sürede şehrin en dikkat çekici noktası haline geldi.
İlk Tren Geldiğinde Cadde Hazırdı
Yaklaşık dört yıl süren yoğun çalışmaların ardından İstasyon Caddesi büyük ölçüde tamamlandı. 30 Ağustos 1930 tarihinde ilk trenin Sivas Garı’na ulaşması, şehir tarihinde önemli bir dönüm noktası oldu. O gün Sivas halkı büyük bir coşkuyla trenin gelişini karşıladı.
Trenin gelişiyle birlikte İstasyon Caddesi de şehrin yeni vitrini haline geldi. Gar binasından şehir merkezine uzanan bu geniş bulvar, Cumhuriyet’in modern yüzünü temsil eden önemli yapılardan biri olarak görülmeye başlandı.
Resmî Adı “İnönü Bulvarı”ydı
Cadde, 1931 yılında resmî olarak “İnönü Bulvarı” adıyla hizmete açıldı. Ancak Sivas halkı uzun yıllar boyunca caddeyi “İstasyon Caddesi” olarak adlandırmaya devam etti. Zamanla bu isim halk arasında tamamen benimsendi ve günümüze kadar ulaştı.
İstasyon Caddesi yalnızca ulaşım amacıyla kullanılmadı; sosyal hayatın merkezi haline geldi. Resmî törenler, bayram kutlamaları, yürüyüşler ve şehir etkinlikleri yıllarca bu cadde üzerinde gerçekleştirildi.
Sivas’ın Modernleşme Sembolü Oldu
Cumhuriyet’in ilk yıllarında yapılan birçok proje gibi İstasyon Caddesi de yalnızca fiziksel bir yapı değil, aynı zamanda yeni Türkiye’nin modernleşme anlayışının bir sembolüydü. Genişliği, planlı yapısı ve estetik görünümüyle dönemin Anadolu şehirlerinde örnek gösterilen caddeler arasında yer aldı.
Cadde üzerinde zamanla bankalar, oteller, mağazalar, sinemalar ve önemli kamu binaları yükselmeye başladı. Böylece İstasyon Caddesi, Sivas’ın ticaret ve sosyal yaşam merkezine dönüştü.
Geçmişten Günümüze Yaşayan Bir Tarih
Bugün hâlâ Sivas’ın en hareketli noktalarından biri olan İstasyon Caddesi, geçmiş ile bugünü bir arada yaşatmaya devam ediyor. Cumhuriyet döneminin şehircilik ruhunu taşıyan cadde, yıllardır Sivaslıların buluşma noktası olmayı sürdürüyor.
Tarihi boyunca birçok anıya tanıklık eden İstasyon Caddesi, yalnızca bir yol değil; Sivas’ın modernleşme hikâyesinin en önemli parçalarından biri olarak değerlendiriliyor. Şehrin hafızasında özel bir yere sahip olan bu cadde, Cumhuriyet’in Sivas’a bıraktığı en önemli eserlerden biri olarak yaşamaya devam ediyor.
Sığırcıların Hayri beyin hayali olan bu cadde için Hacı İzzet Paşa Camii’de payına düşeni almıştı!
(Cami Sivas'ta uzun süre Valilik yapan Havi İzzet Paşa tarafından 1860'larda yaptırılmış, 1930 senesindede yıkılmıştır. Havi İzzet Paşa 1893 yılında Edirne'de 73 yaşında vefat etmiştir. Paşanın Cami için yaklaşık 40.000 altın harcadığı söylenir. Cami Kongre binasının yanında bulunan Atatürk heykelin olduğu yerdeydi. Valilikte çalışanlar burda namaz kıldıkları için Camii ye halk arasında Saray Camii denmekteydi ) Açılacak olan yolun ( cadde) üzerinde bulunan Hacı İzzet Paşa Camii yıktırılmadan önce haziresindeki mezarlar açıldı. Kemikler ayrı ayrı bez torbalara konulduktan sonra Halifelik mezarlığına, Peyami Safa’nın babası İsmail Safa’nın kemikleri ise bir tabuta konulduktan sonra bando eşliğinde Ali ağa camisinin haziresine götürülerek defnedildi. Tarihi camii yıkıldığında takvim yaprakları 1930 u gösteriyordu.

Sivas HABERİ
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.









