HOCALARIN HOCASI ŞERAFETTİN GÖLCÜK
1940 yılında İzmir’in Ödemiş ilçesinde doğdu. İlk, orta ve lise tahsilini Ödemiş’te yaptı. Ödemiş ve İzmir Kur’an Kurslarında dini eğitim gördü. 1964 yılında Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'ni bitirdi. 1967 yılında Fransa’ya doktora tahsili için gitti. Doktorasını Sorbonne Üniversitesi’nde tamamladı. Doktora öğrenimi esnasında 1969 yılında Tunus’ta bir yıl kaldı. 1973 yılı başında Erzurum Atatürk Üniversitesi İslam İlimler Fakültesi kelam asistanlığına tayin edildi. 1974 yılında bir yıllığına Mısır’a gitti.
Hocamız ile yolumuz İslami İlimler Fakültesi yıllarında kesişti. İlk yıllar dersimize gelmedi. Ancak üçüncü sınıftan itibaren üç yıl dersimize geldi. Çünkü onun bölümünün öğrencisi idim. O, yıllarda başlayan muhabbetimiz yıllarca devam etti. Kendisi ile telefonla görüşüyor idik sen son 20 eylül günü görüştük...
Devam edelim;
1977 yılında doçent, 1984 yılında profesör oldu. 1985 yılında Konya Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi oldu. Dekan yardımcılığı ve Selçuk Araştırmaları Başkanlığı görevlerinde bulundu. Temel İslam Bilimleri Bölümü Başkanlığı yürüttü. Din İşleri Yüksek Kurulu üyeliği yaptı (1992 – 1999). Kendisinin Diyanet işleri başkanlığı için adı geçti. Yıllarca Diyanet vakfı yönetim kurulunda çalıştı. O yıllarda kızım ile yanına gitmiştim. Kızım Diyanet teşkilatında Kuran Kursu Hocası idi. Son telefon konuşmamızda kızımı sordu. Unutmamıştı hocam.
Ben 1990 yıllarda Kemalettin İbni Hümam vakfında yöneticilik yapıyordum. O yıllarda vakıf düzenli sempozyumlar düzenledi.
Sırası ile;
Kemal İbni Hümam’ın Hayatı Eserleri ve İlmi Kişiliği Sempozyumu ( 1991 )
Vakfımıza adını koyduğumuz Kemaleddin İbni Hümam’ın hayatı, ilmi kişiliği ve eserlerinin; sunulan tebliğlerle tüm kamuoyuna tanıtıldığı sempozyumla pek çok Sivaslı’nın ve ülke insanının bilmediği bir değerin tanınmasına katkı sağlanmıştır. 25 – 26 Mayıs 199ı de yapıldı. Hocalarımız Başta İhsan Süreyya Sırma olmak üzere, sempozyuma katkı verdiler. Sivas'ta onları misafir ettik.
Eğitim ve Verimlilik Sempozyumu ( 1992 )
İnsanlığın temel meselesi olan ve beşikten mezara kadar hayatımızın bir parçası olan eğitim konusunun; Eğitim ve İslam, Din Eğitimi, Ahlak Eğitimi, Meslek Eğitimi gibi başlıklarla konuşulduğu 15 – 17 Mayıs 1992 tarihindeki sempozyuma bir çok eğitimci ve akademisyen katılarak tebliğ sunmuştur.
Şemseddin Sivasi’nin Hayatı Eserleri ve Tasavvufi Yönü Sempozyumu ( 1993 )
23 Mayıs 1993 yılında düzenlenen sempozyumla; Sivas’ın önemli bir değeri olan Şemseddin Sivasi’nin Hayatı, Eserleri ve İlmi kişiliği sunulan tebliğlerle ortaya konulmuştur. Aradan geçen yıllara rağmen konu ile ilgilenenler için en önemli kaynak bu sempozyumdur.
421.yy’a Girerken Dünya ve Türkiye Gündeminde İslam Sempozyumu ( 1995 )
19 – 21 Mayıs 1995 tarihlerinde düzenlenen ve 21. yy ‘ a girmeden İslam’ın Türkiye ve Dünya gündemindeki yerinin konuşulduğu sempozyum günümüzde bile tartışılmaya devam eden pek çok konuyu gündeme getirerek kamuoyunun ve ilim aleminin dikkatini çekmiştir.
Vakfımıza adını koyduğumuz Kemaleddin İbni Hümam’ın hayatı, ilmi kişiliği ve eserlerinin; sunulan tebliğlerle tüm kamuoyuna tanıtıldığı sempozyumla pek çok Sivaslı’nın ve ülke insanının bilmediği bir değerin tanınmasına katkı sağlanmıştır. 25 – 26 Mayıs 199ı de yapıldı. Hocalarımız Başta İhsan Süreyya Sırma olmak üzere, sempozyuma katkı verdiler. Sivas'ta onları misafir ettik.
Eğitim ve Verimlilik Sempozyumu ( 1992 )
İnsanlığın temel meselesi olan ve beşikten mezara kadar hayatımızın bir parçası olan eğitim konusunun; Eğitim ve İslam, Din Eğitimi, Ahlak Eğitimi, Meslek Eğitimi gibi başlıklarla konuşulduğu 15 – 17 Mayıs 1992 tarihindeki sempozyuma bir çok eğitimci ve akademisyen katılarak tebliğ sunmuştur.
Şemseddin Sivasi’nin Hayatı Eserleri ve Tasavvufi Yönü Sempozyumu ( 1993 )
23 Mayıs 1993 yılında düzenlenen sempozyumla; Sivas’ın önemli bir değeri olan Şemseddin Sivasi’nin Hayatı, Eserleri ve İlmi kişiliği sunulan tebliğlerle ortaya konulmuştur. Aradan geçen yıllara rağmen konu ile ilgilenenler için en önemli kaynak bu sempozyumdur.
421.yy’a Girerken Dünya ve Türkiye Gündeminde İslam Sempozyumu ( 1995 )
19 – 21 Mayıs 1995 tarihlerinde düzenlenen ve 21. yy ‘ a girmeden İslam’ın Türkiye ve Dünya gündemindeki yerinin konuşulduğu sempozyum günümüzde bile tartışılmaya devam eden pek çok konuyu gündeme getirerek kamuoyunun ve ilim aleminin dikkatini çekmiştir.
Bu sempozyumlara gelen bazı akademisyenler veya şairler ile Anadolu FM radyosunda söyleşi yapmak da bize düşmüştü. Şair İsmet Özel, başta olmak üzere, kendileri ile sohbet imkanı bulduğumuz yazar ve şairlere selam olsun...
Bu sempozyumlarda Ülkenin değerli bilim adamlarını misafir ediyorduk. Hayrettin Karaman, başta olmak üzere, Ülkenin değişik üniversitelerinden insanlar geliyorlardı. Hatta bu sempozyumlardan birinde Prof Sacit Adalı, Prof Ömer Dinçer, Şerafettin Hocam, İhsan Süreyya Hocam, Hakkı Aydın, Sadık Kılıç, gibi hocalarımız birlikte idiler. Misafir hocalarımız evimde misafir etmek istedim. Akşam çayını birlikte yapalım dedik. Hocalarım kabul ettiler. Organize başka yerde olması planlanmasına rağmen, İhsan Süreyya Hocam bizim evde olmasından yana fikir beyan etti. Allah razı olsun... Ev geniş olduğu için müsaitti. Hatta evde önceden hazırlıklı olduğumuz için Sadettin Gezegen kardeşimin organizesi ile ikramlar hazırlanmıştı.
Orada birçok konu görüşüldü. Şu an Sivas'ta hizmet veren ve geçmiş yıllarda yurt olarak görev yapan binanın neden özel okul yapılmadığı tartışıldı. Çünkü muhteşem bir bina Sivaslı hayır sevenler tarafından yapılmıştı. O yurtta senelerce yöneticilik yaptım. 28 Şubat döneminde o yurtta yönetici idim. O gün bizim evde yapılan çay muhabbetine katılan sayın Prof. Sacit Adalı Rahmetli Özal tarafından ölümünden çok kısa bir süre önce Anayasa Mahkemesi üyesi seçilmişti.
Şerafettin Hocam ülkeye hizmete edecek birçok ilim insanı yetiştirdi. Kendisinin öğrencileri şu an değişik Üniversitelerde akademisyen olarak hizmet ediyor. Çünkü tüm öğrenci dostlarını akademisyen olmaları konusunda teşvik ederdi. O teşvikten biz de nasibimizi aldık. Ancak 12 Eylül öncesi dönemde ben öğretmen olarak çalışmaya başlamıştım.
Ülke sathına yayılmış benim gibi öğrencileri ise, yıllarca MEB bünyesinde hizmet ettik. Hatta İHL okullarında girdiğimiz Akaid derslerinde hocamın kitabı baş ucumuzda idi. Öğrencilerimize de tavsiye ediyorduk. Onun ulunduğu Üniversiteye giden öğrenci dostlarımıza mutlaka gidin görüşün ve selamımızı iletin diye tavsiyede bulunuyorduk...
Bizim ERYNİM derneği olarak her yıl yaptığımız Yıllık toplantılarımıza son birkaç yıl hariç hocamız katıldı. Son yıllarda sağlık nedenleri ile katılamadı. O toplantılarda aynı heyecan ile konuşurdu. Samimi ve candan bir yapısı var idi. En son Kayseri toplantısından Teleferik bekleme salonunda toplantıya katılan hocalarımızla uzun, uzadıya sohbet etmiştik. Yusuf Ziya Kavakçı, İhsan Süreyya Sırma, Ömer Dinçer, Şerafettin Gölcük, fikirlerinden yararlanmıştık...
Hocam bir kez Sivas'a konferans için gelince belediye elamanları karşılamış. Kendilerine beni bulup kendisi ile görüştürmelerini istemiş. İzzet ikramdan sonra tekrar kendisi görevli arkadaşlara beni sormuş. Arkadaşlar da unutmuşlar. Onun üzerine Hocam, ben Sivas'a gelirsem Orhan Arslan ile görüşmesem olmaz , diye. Belirtmiş. Onun üzerine beni geldi buldular... Hocam ile tatlı ve yaralı sohbetlerde bulunduk...
Anılarını Ümmetle Birlikte adlı bir kitapta toplamıştı. O kitabını bize de hediye etti. Ümmet bilincinin gelişmesini candan ve yürekten istiyordu...
Özle olarak şunu ifade edeyim benim fakirhanede hocalarımın bir çoğunu memleketime gelince misafir etmek nasip oldu. Bir sıcak çay, bir muhabbet... Güler yüz, tatlı söz... Hatıralarda kalan en güzel hediyedir...
Büyük izler bıraktı...
ALLAH MEKANINI CENNET EYLESİN... 





