ak

Sivas’ın Kalkınması İçin Önce Zihniyet Değişmeli

Gündem (Menderes APAYDIN) - Sivas Bülteni | 03.06.2026 - 12:40, Güncelleme: 03.06.2026 - 13:06
 

Sivas’ın Kalkınması İçin Önce Zihniyet Değişmeli

Sivas’ın yıllardır hak ettiği gelişimi tam anlamıyla yakalayamamasında sadece ekonomik nedenler değil, sosyal sorunlar da etkili oluyor. Şehirde sıkça dile getirilen dedikodu, çekememezlik ve birlik eksikliği; yatırım, ticaret ve sosyal gelişimin önündeki en büyük engeller arasında gösteriliyor.

Sivas, sahip olduğu tarihi mirası, kültürel zenginliği, yetiştirdiği önemli isimleri ve stratejik konumuyla Anadolu’nun en kıymetli şehirlerinden biri olarak gösteriliyor. Ancak tüm bu güçlü yönlerine rağmen şehir, uzun yıllardır ekonomik, sosyal ve ticari anlamda hak ettiği noktaya tam olarak ulaşamıyor. Bunun nedenleri arasında göç, yatırım eksikliği ve işsizlik gibi sorunlar yer alsa da, vatandaşların sıkça dile getirdiği başka bir konu daha dikkat çekiyor: Dedikodu, çekememezlik ve birlik olamama sorunu… Şehirde birçok insanın ortak görüşü, Sivas’ın en büyük problemlerinden birinin insanların birbirini desteklemek yerine eleştirmeyi tercih etmesi olduğu yönünde. Özellikle iş yapan, yatırım yapan, başarı elde eden kişilerin çoğu zaman takdir edilmek yerine çeşitli söylentilerle yıpratıldığı ifade ediliyor. “Birlik Yerine Ayrışma Hakim” Sivas’ta yıllardır süregelen “çekememezlik kültürü” nedeniyle birçok girişimcinin, yatırımcının ve esnafın motivasyon kaybı yaşadığı belirtiliyor. Şehirde bazı kesimlerin başarılı olan insanları desteklemek yerine sürekli eleştirdiği, yapılan işleri küçümsediği ve dedikodu ortamının gelişimi olumsuz etkilediği konuşuluyor. Uzmanlara göre gelişmiş şehirlerin en büyük ortak özelliği dayanışma kültürü. Bir şehirde insanlar birbirinin başarısıyla gurur duyduğunda, yatırımcı destek gördüğünde ve üretim teşvik edildiğinde ekonomik büyüme de hızlanıyor. Ancak sürekli eleştiri, fitne ve gruplaşmanın olduğu yerlerde yatırımların azalması kaçınılmaz hale geliyor. Gençler Şehirden Uzaklaşıyor Sivas’ın en büyük sorunlarından biri olan göçün altında da sosyal ortamın etkili olduğu düşünülüyor. Özellikle gençlerin bir kısmı, kendilerini geliştirebilecekleri, fikirlerini rahatça ortaya koyabilecekleri ortamları başka şehirlerde arıyor. Çünkü birçok genç, yeni bir fikir ortaya koyduğunda destek yerine olumsuz eleştirilerle karşılaştığını düşünüyor. Bu durum sadece ticaret alanında değil; kültür, sanat, medya ve sosyal yaşam alanlarında da kendisini gösteriyor. Şehirde yapılan olumlu çalışmaların yeterince sahiplenilmemesi, insanların zamanla motivasyonunu kaybetmesine neden oluyor. “Başarı Alkışlanmalı” Sivaslı vatandaşlar ise artık şehirde daha fazla birlik ve beraberlik ortamının oluşması gerektiğini savunuyor. Şehir için çalışan, üreten, yatırım yapan herkesin desteklenmesi gerektiği ifade edilirken, “kim yaparsa yapsın yeter ki Sivas kazansın” anlayışının hâkim olması gerektiği belirtiliyor. Sosyal dayanışmanın güçlenmesi, yerel esnafa sahip çıkılması, genç girişimcilerin teşvik edilmesi ve başarı hikâyelerinin çoğalmasıyla birlikte Sivas’ın çok daha güçlü bir şehir haline gelebileceği vurgulanıyor. Sivas’ın Gücü İnsanında Saklı Tarih boyunca önemli devlet adamları, sanatçılar, âşıklar, alimler ve iş insanları yetiştiren Sivas’ın aslında büyük bir potansiyele sahip olduğu belirtiliyor. Ancak bu potansiyelin ortaya çıkabilmesi için öncelikle insanların birbirine güvenmesi, destek olması ve ortak hareket etmesi gerektiği ifade ediliyor. Uzmanlara göre bir şehrin kalkınması sadece büyük yatırımlarla değil, insanların birbirine karşı tutumuyla da doğrudan bağlantılı. Dedikodunun değil üretimin, fitnenin değil kardeşliğin, çekememezliğin değil dayanışmanın hâkim olduğu bir Sivas’ın gelecekte çok daha güçlü bir konuma ulaşabileceği değerlendiriliyor.
Sivas’ın yıllardır hak ettiği gelişimi tam anlamıyla yakalayamamasında sadece ekonomik nedenler değil, sosyal sorunlar da etkili oluyor. Şehirde sıkça dile getirilen dedikodu, çekememezlik ve birlik eksikliği; yatırım, ticaret ve sosyal gelişimin önündeki en büyük engeller arasında gösteriliyor.

Sivas, sahip olduğu tarihi mirası, kültürel zenginliği, yetiştirdiği önemli isimleri ve stratejik konumuyla Anadolu’nun en kıymetli şehirlerinden biri olarak gösteriliyor. Ancak tüm bu güçlü yönlerine rağmen şehir, uzun yıllardır ekonomik, sosyal ve ticari anlamda hak ettiği noktaya tam olarak ulaşamıyor. Bunun nedenleri arasında göç, yatırım eksikliği ve işsizlik gibi sorunlar yer alsa da, vatandaşların sıkça dile getirdiği başka bir konu daha dikkat çekiyor: Dedikodu, çekememezlik ve birlik olamama sorunu…

Şehirde birçok insanın ortak görüşü, Sivas’ın en büyük problemlerinden birinin insanların birbirini desteklemek yerine eleştirmeyi tercih etmesi olduğu yönünde. Özellikle iş yapan, yatırım yapan, başarı elde eden kişilerin çoğu zaman takdir edilmek yerine çeşitli söylentilerle yıpratıldığı ifade ediliyor.

“Birlik Yerine Ayrışma Hakim”

Sivas’ta yıllardır süregelen “çekememezlik kültürü” nedeniyle birçok girişimcinin, yatırımcının ve esnafın motivasyon kaybı yaşadığı belirtiliyor. Şehirde bazı kesimlerin başarılı olan insanları desteklemek yerine sürekli eleştirdiği, yapılan işleri küçümsediği ve dedikodu ortamının gelişimi olumsuz etkilediği konuşuluyor.

Uzmanlara göre gelişmiş şehirlerin en büyük ortak özelliği dayanışma kültürü. Bir şehirde insanlar birbirinin başarısıyla gurur duyduğunda, yatırımcı destek gördüğünde ve üretim teşvik edildiğinde ekonomik büyüme de hızlanıyor. Ancak sürekli eleştiri, fitne ve gruplaşmanın olduğu yerlerde yatırımların azalması kaçınılmaz hale geliyor.

Gençler Şehirden Uzaklaşıyor

Sivas’ın en büyük sorunlarından biri olan göçün altında da sosyal ortamın etkili olduğu düşünülüyor. Özellikle gençlerin bir kısmı, kendilerini geliştirebilecekleri, fikirlerini rahatça ortaya koyabilecekleri ortamları başka şehirlerde arıyor. Çünkü birçok genç, yeni bir fikir ortaya koyduğunda destek yerine olumsuz eleştirilerle karşılaştığını düşünüyor.

Bu durum sadece ticaret alanında değil; kültür, sanat, medya ve sosyal yaşam alanlarında da kendisini gösteriyor. Şehirde yapılan olumlu çalışmaların yeterince sahiplenilmemesi, insanların zamanla motivasyonunu kaybetmesine neden oluyor.

“Başarı Alkışlanmalı”

Sivaslı vatandaşlar ise artık şehirde daha fazla birlik ve beraberlik ortamının oluşması gerektiğini savunuyor. Şehir için çalışan, üreten, yatırım yapan herkesin desteklenmesi gerektiği ifade edilirken, “kim yaparsa yapsın yeter ki Sivas kazansın” anlayışının hâkim olması gerektiği belirtiliyor.

Sosyal dayanışmanın güçlenmesi, yerel esnafa sahip çıkılması, genç girişimcilerin teşvik edilmesi ve başarı hikâyelerinin çoğalmasıyla birlikte Sivas’ın çok daha güçlü bir şehir haline gelebileceği vurgulanıyor.

Sivas’ın Gücü İnsanında Saklı

Tarih boyunca önemli devlet adamları, sanatçılar, âşıklar, alimler ve iş insanları yetiştiren Sivas’ın aslında büyük bir potansiyele sahip olduğu belirtiliyor. Ancak bu potansiyelin ortaya çıkabilmesi için öncelikle insanların birbirine güvenmesi, destek olması ve ortak hareket etmesi gerektiği ifade ediliyor.

Uzmanlara göre bir şehrin kalkınması sadece büyük yatırımlarla değil, insanların birbirine karşı tutumuyla da doğrudan bağlantılı. Dedikodunun değil üretimin, fitnenin değil kardeşliğin, çekememezliğin değil dayanışmanın hâkim olduğu bir Sivas’ın gelecekte çok daha güçlü bir konuma ulaşabileceği değerlendiriliyor.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve sivasbulteni.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.