Eserleriyle Yaşayan Halk Ozanı Abdullah Papur
Eserleriyle Yaşayan Halk Ozanı Abdullah Papur
Sivas'ın yetiştirdiği önemli halk ozanlarından Abdullah Papur, sazı ve sözüyle Anadolu'nun sesi oldu. 43 yaşında geçirdiği trafik kazasında yaşamını yitiren usta sanatçı, aradan geçen yıllara rağmen türküleriyle yaşamaya devam ediyor.
Sivas'ın yetiştirdiği önemli halk ozanlarından Abdullah Papur, sazı ve sözüyle Anadolu'nun sesi oldu. 43 yaşında geçirdiği trafik kazasında yaşamını yitiren usta sanatçı, aradan geçen yıllara rağmen türküleriyle yaşamaya devam ediyor.
SİVAS – Türk halk müziğinin unutulmaz isimlerinden, halk ozanı Abdullah Papur; yoksulluğu, gurbeti, toplumsal adaletsizliği, sevgiyi ve yaşam mücadelesini türküleriyle dile getirerek Anadolu insanının gönlünde silinmez izler bıraktı. Duygularını içten bir dille sazına ve sözüne yansıtan Papur, yalnızca güçlü bir yorumcu değil, aynı zamanda halkın sesi olmayı başaran önemli bir halk ozanı olarak Türk halk müziği tarihinde özel bir yere sahip oldu.
Hayatının her döneminde yaşadığı acıları, umutları ve hayat mücadelesini eserlerine yansıtan Abdullah Papur'un yaşam öyküsü de tıpkı türküleri gibi hüzünle yoğruldu. Doğduğu topraklardan hiç kopmayan sanatçının hayatındaki en önemli dönüm noktalarının tamamı Sivas'ta yaşandı.
Resmi nüfus kayıtlarına göre 1945 yılında Sivas'ın Divriği ilçesinde dünyaya gelen Abdullah Papur'un çocukluk ve gençlik yılları ise Kangal ilçesine bağlı İğdeli köyünde geçti. İğdeli köyünün geçmişte Divriği ilçesine bağlı olması, daha sonra idari düzenlemeyle Kangal'a bağlanması nedeniyle Abdullah Papur hem Divriği'nin hem de Kangal'ın yetiştirdiği önemli değerlerden biri olarak kabul edilmektedir.
Maddi imkânsızlıklar nedeniyle eğitim hayatını uzun süre sürdüremeyen Papur, henüz genç yaşlarda çalışma hayatına atıldı. Anadolu'nun zorlu yaşam şartlarını birebir yaşayan sanatçı, çocukluk yıllarında tanık olduğu yoksulluğu, gurbet acısını ve emek mücadelesini ilerleyen yıllarda kaleme aldığı türkülere ustalıkla taşıdı. Bu yönüyle eserleri yalnızca birer türkü değil, aynı zamanda Anadolu insanının yaşadığı sosyal gerçeklerin de sesi oldu.
Abdullah Papur, sanat hayatı boyunca söylediği türkülerde gurbet, ayrılık, hasret, sevda, kader, yoksulluk ve toplumsal adaletsizlik gibi temaları işledi. İçten yorumu, güçlü sesi ve samimi üslubuyla kısa sürede geniş bir dinleyici kitlesine ulaştı. Özellikle Anadolu insanının yaşadığı sıkıntıları hiçbir süsleme yapmadan, olduğu gibi anlatması onu halkın gönlünde farklı bir yere taşıdı.
Geçimini sağlayabilmek amacıyla bir dönem Mersin ve İstanbul gibi şehirlerde işçi olarak çalışan Abdullah Papur, memleketi Sivas ile bağını hiçbir zaman koparmadı. Gurbette geçirdiği yıllar, onun eserlerine de derin izler bıraktı. Söylediği birçok türküde sıla özlemi, memleket sevgisi ve gurbet acısı ön plana çıktı. Dinleyiciler, onun sesinde kendi yaşadıkları hayatı, acıları ve umutları buldu.
Sanat yaşamı boyunca çok sayıda plak ve kasete imza atan Abdullah Papur'un eserleri Türkiye'nin dört bir yanında büyük ilgi gördü. Türküleri yıllar boyunca düğünlerde, köy odalarında, radyo programlarında ve kasetçalarlarda dinlendi. Aradan geçen yıllara rağmen eserleri hâlâ halk müziği severler tarafından ilgiyle dinlenmeye devam ediyor.
Usta halk ozanının yaşamı, 9 Eylül 1988 tarihinde Sivas'ın Kangal ilçesine bağlı Çetinkaya beldesi Almaçayırı mevkisinde kendi aracıyla geçirdiği trafik kazasında son buldu. Henüz 43 yaşındayken hayata veda eden Abdullah Papur'un ani ölümü, başta ailesi olmak üzere sanat camiasını ve onu seven milyonlarca kişiyi derin bir üzüntüye boğdu.
Papur'un cenazesi, çocukluğunu geçirdiği ve ömrü boyunca gönül bağını koparmadığı Kangal ilçesine bağlı İğdeli köyü mezarlığında toprağa verildi. Böylece doğduğu, yetiştiği ve sanatına ilham veren Sivas toprakları, büyük halk ozanının ebedi istirahatgâhı da oldu.
Bugün Abdullah Papur'un türküleri yalnızca geçmişin hatırası olarak değil, Anadolu kültürünün yaşayan mirası olarak da değerini koruyor. Eserleri farklı sanatçılar tarafından yeniden seslendirilirken, genç kuşaklar da onun türkülerini dinleyerek Anadolu'nun kültürel zenginliğini tanımaya devam ediyor.
Doğumundan sanat hayatına, gurbet yıllarından son nefesine kadar yaşamının her döneminde Sivas'ın izlerini taşıyan Abdullah Papur, geride bıraktığı eserlerle Türk halk müziğinin ölümsüz isimleri arasındaki yerini koruyor. Yoksulluğun, gurbetin ve insan sevgisinin sesi olan büyük halk ozanı, aradan geçen yıllara rağmen türküleriyle yaşamaya ve yeni nesillere ilham vermeye devam ediyor.
Sivas HABERİ
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.









