ak

Akıncılar İlçesi

Kültür-Sanat-Tarih 20.06.2026 - 17:37, Güncelleme: 20.06.2026 - 17:47
 

Akıncılar İlçesi

Sivas'ın Akıncılar ilçesi, Etilerden Selçuklulara, Osmanlı Devleti'nden Cumhuriyet dönemine kadar uzanan zengin tarihiyle dikkat çekiyor. Geçmişte “Ezbider” adıyla anılan ilçe, yüzyıllar boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yaparken 1990 yılında ilçe statüsüne kavuşarak bugünkü kimliğini kazandı.

SİVAS – Sivas'ın kuzeydoğusunda yer alan Akıncılar ilçesi, binlerce yıllık tarihi boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmış köklü yerleşim merkezlerinden biri olarak dikkat çekiyor. Tarihi kaynaklar ve bölgeye ilişkin araştırmalar, ilçenin geçmişinin Anadolu'nun en eski uygarlıklarına kadar uzandığını ortaya koyuyor. Tarih araştırmalarında Anadolu'nun en eski sakinleri arasında gösterilen Etiler'in, Kelkit Irmağı havzasını kapsayan geniş bir coğrafyada yaşadığı kabul ediliyor. Bu nedenle Akıncılar ve çevresinin de Etiler döneminden itibaren yerleşime sahne olmuş olabileceği değerlendiriliyor. Daha sonraki dönemlerde ise Amazonlar, Kimmerler, Medler, Persler, Pont Krallığı, Roma İmparatorluğu, Danişmentliler, Mengüçoğulları, Anadolu Selçukluları, İlhanlılar, Eretna Beyliği, Akkoyunlular ve Osmanlı Devleti bölgede hüküm sürerek ilçenin tarihi mirasına katkıda bulundu. Akıncılar hakkında daha somut bilgiler ise Malazgirt Zaferi sonrasına uzanıyor. Büyük Selçuklu Sultanı Melikşah'ın komutanlarından Emir Danişment'in Kelkit Havzası'nı fethetmesinin ardından Orta Asya'dan gelen Türkmen boylarından bir grubun, bugünkü ilçe merkezinin yaklaşık bir kilometre güneyindeki Söğütlüdere mevkisine yerleştiği rivayet ediliyor. Anlatımlara göre geçimlerini ağırlıklı olarak keçi yetiştiriciliğiyle sağlayan Türkmenler, bölgede barınaklar ve ağıllar kurarken, "Dümdüzleri" ve "Ali Tarlaları" olarak bilinen alanlarda tarım faaliyetleri yürüttü. İlk yıllarda elde edilen ürünlerin az olması nedeniyle kurdukları yerleşim yerine "Azbiter" adı verildiği, zaman içinde bu ismin "Azbider" ve daha sonra "Ezbider" şeklini aldığı ifade ediliyor. Tarih boyunca yerleşim, Yukarı Ezbider (Ezbider Balâ) ve Aşağı Ezbider (Ezbider Zir) olmak üzere iki ana bölüm halinde gelişti. Osmanlı döneminde ise Ezbider, Karahisar-ı Şarki Sancağı'nın önemli yerleşimlerinden biri olarak kayıtlarda yer aldı. Bugünkü Şebinkarahisar merkezli sancak; günümüzde Giresun, Gümüşhane ve Sivas sınırları içerisinde kalan çok sayıda ilçe ve yerleşimi kapsayan geniş bir idari yapıya sahipti. Ünlü seyyah Evliya Çelebi de seyahatnamesinde Ezbider'den söz ederek burayı Şebinkarahisar toprağında bulunan, bağ ve bahçeleriyle tanınan bir Türk köyü olarak tarif etti. İlçe merkezindeki halk arasında "Gönen Çeşmesi" olarak bilinen ve kitabesinde "Sultan Süleyman Çeşmesi" adı geçen tarihi eserin 1647 tarihli kitabesi de Ezbider'in o dönemde Şebinkarahisar'a bağlı bir köy olduğunu belgeleyen önemli kaynaklar arasında yer alıyor. Milli Mücadele yıllarında da Akıncılar tarihi bir ana tanıklık etti. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Erzurum Kongresi'ne giderken 29 Haziran 1919 tarihinde, dönüş yolunda ise 1 Eylül 1919'da ilçe topraklarından geçti. Yolculuğu sırasında dönemin Ezbider Mektebi öğretmeni Sıyrındılı Hoca İsmail Efendi'yi otomobiline alarak Suşehri'ne kadar birlikte seyahat ettiği aktarılıyor. İdari yapıda zaman içerisinde çeşitli değişiklikler yaşandı. 1860 yılında Suşehri'nin ilçe statüsü kazanmasıyla Ezbider nahiye merkezi oldu. Cumhuriyet'in ilk yıllarında belediye teşkilatı oluşturulurken, 1932 yılında bölge Sivas'a bağlandı ve aynı yıl nüfus müdürlüğü kuruldu. Ancak 1974 yılında çıkan yangında hükümet konağının zarar görmesi üzerine bazı kamu hizmetleri Suşehri'ne taşındı. 1958 yılında belediye teşkilatının yeniden yapılandırıldığı yerleşimde, 1962 yılına kadar kullanılan "Yukarı Ezbider" adı resmen "Akıncılar" olarak değiştirildi. İlçe, 20 Mayıs 1990 tarihinde yayımlanan 3644 sayılı kanunla Suşehri'nden ayrılarak resmen ilçe statüsüne kavuştu. Bugün Akıncılar, köklü geçmişi, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinden günümüze ulaşan tarihi izleri ve Kelkit Havzası'nın kültürel mirasını yansıtan yapısıyla Sivas'ın önemli tarih duraklarından biri olmayı sürdürüyor.
Sivas'ın Akıncılar ilçesi, Etilerden Selçuklulara, Osmanlı Devleti'nden Cumhuriyet dönemine kadar uzanan zengin tarihiyle dikkat çekiyor. Geçmişte “Ezbider” adıyla anılan ilçe, yüzyıllar boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yaparken 1990 yılında ilçe statüsüne kavuşarak bugünkü kimliğini kazandı.

SİVAS – Sivas'ın kuzeydoğusunda yer alan Akıncılar ilçesi, binlerce yıllık tarihi boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmış köklü yerleşim merkezlerinden biri olarak dikkat çekiyor. Tarihi kaynaklar ve bölgeye ilişkin araştırmalar, ilçenin geçmişinin Anadolu'nun en eski uygarlıklarına kadar uzandığını ortaya koyuyor.

Tarih araştırmalarında Anadolu'nun en eski sakinleri arasında gösterilen Etiler'in, Kelkit Irmağı havzasını kapsayan geniş bir coğrafyada yaşadığı kabul ediliyor. Bu nedenle Akıncılar ve çevresinin de Etiler döneminden itibaren yerleşime sahne olmuş olabileceği değerlendiriliyor. Daha sonraki dönemlerde ise Amazonlar, Kimmerler, Medler, Persler, Pont Krallığı, Roma İmparatorluğu, Danişmentliler, Mengüçoğulları, Anadolu Selçukluları, İlhanlılar, Eretna Beyliği, Akkoyunlular ve Osmanlı Devleti bölgede hüküm sürerek ilçenin tarihi mirasına katkıda bulundu.

Akıncılar hakkında daha somut bilgiler ise Malazgirt Zaferi sonrasına uzanıyor. Büyük Selçuklu Sultanı Melikşah'ın komutanlarından Emir Danişment'in Kelkit Havzası'nı fethetmesinin ardından Orta Asya'dan gelen Türkmen boylarından bir grubun, bugünkü ilçe merkezinin yaklaşık bir kilometre güneyindeki Söğütlüdere mevkisine yerleştiği rivayet ediliyor.

Anlatımlara göre geçimlerini ağırlıklı olarak keçi yetiştiriciliğiyle sağlayan Türkmenler, bölgede barınaklar ve ağıllar kurarken, "Dümdüzleri" ve "Ali Tarlaları" olarak bilinen alanlarda tarım faaliyetleri yürüttü. İlk yıllarda elde edilen ürünlerin az olması nedeniyle kurdukları yerleşim yerine "Azbiter" adı verildiği, zaman içinde bu ismin "Azbider" ve daha sonra "Ezbider" şeklini aldığı ifade ediliyor.

Tarih boyunca yerleşim, Yukarı Ezbider ( Ezbider Balâ) ve Aşağı Ezbider ( Ezbider Zir) olmak üzere iki ana bölüm halinde gelişti. Osmanlı döneminde ise Ezbider, Karahisar-ı Şarki Sancağı'nın önemli yerleşimlerinden biri olarak kayıtlarda yer aldı. Bugünkü Şebinkarahisar merkezli sancak; günümüzde Giresun, Gümüşhane ve Sivas sınırları içerisinde kalan çok sayıda ilçe ve yerleşimi kapsayan geniş bir idari yapıya sahipti.

Ünlü seyyah Evliya Çelebi de seyahatnamesinde Ezbider'den söz ederek burayı Şebinkarahisar toprağında bulunan, bağ ve bahçeleriyle tanınan bir Türk köyü olarak tarif etti. İlçe merkezindeki halk arasında "Gönen Çeşmesi" olarak bilinen ve kitabesinde "Sultan Süleyman Çeşmesi" adı geçen tarihi eserin 1647 tarihli kitabesi de Ezbider'in o dönemde Şebinkarahisar'a bağlı bir köy olduğunu belgeleyen önemli kaynaklar arasında yer alıyor.

Milli Mücadele yıllarında da Akıncılar tarihi bir ana tanıklık etti. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Erzurum Kongresi'ne giderken 29 Haziran 1919 tarihinde, dönüş yolunda ise 1 Eylül 1919'da ilçe topraklarından geçti. Yolculuğu sırasında dönemin Ezbider Mektebi öğretmeni Sıyrındılı Hoca İsmail Efendi'yi otomobiline alarak Suşehri'ne kadar birlikte seyahat ettiği aktarılıyor.

İdari yapıda zaman içerisinde çeşitli değişiklikler yaşandı. 1860 yılında Suşehri'nin ilçe statüsü kazanmasıyla Ezbider nahiye merkezi oldu. Cumhuriyet'in ilk yıllarında belediye teşkilatı oluşturulurken, 1932 yılında bölge Sivas'a bağlandı ve aynı yıl nüfus müdürlüğü kuruldu. Ancak 1974 yılında çıkan yangında hükümet konağının zarar görmesi üzerine bazı kamu hizmetleri Suşehri'ne taşındı.

1958 yılında belediye teşkilatının yeniden yapılandırıldığı yerleşimde, 1962 yılına kadar kullanılan "Yukarı Ezbider" adı resmen "Akıncılar" olarak değiştirildi. İlçe, 20 Mayıs 1990 tarihinde yayımlanan 3644 sayılı kanunla Suşehri'nden ayrılarak resmen ilçe statüsüne kavuştu.

Bugün Akıncılar, köklü geçmişi, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinden günümüze ulaşan tarihi izleri ve Kelkit Havzası'nın kültürel mirasını yansıtan yapısıyla Sivas'ın önemli tarih duraklarından biri olmayı sürdürüyor.

Sivas HABERİ

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve sivasbulteni.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.